Türkiye’de bir ilk: Suriye için sivil toplum ittifakı!

Suriye krizinin siyasi boyutları,  bölgesel ve küresel yansımaları konusunda bugüne kadar çok şey yazıldı çizildi, daha da devam edecek. Hadiselerin başlamasının üzerinden 21 ay geçmesine rağmen Suriye krizinin algılanmasında henüz ne tatmin edici bir ‘gerçeklik’ temin edilebildi ne de ‘istikametli’ bir bakış açısı inşa edilebildi. Öyle devasa bir şekilde çalkalandı ki bölge, Suriyeliler kadar bölgedeki ülkeler ve halklar da imtihan oldular ve bu sayede, çok yönlü, sosyal, siyasi ve fikri dönüşüm yaşıyorlar bugün.

Bu çok boyutlu ‘inkılâp’ bir yandan tüm şiddetiyle yaşanırken hadiselerin arkasındaki ‘insani dram’ maalesef yeterince fark edilip uluslararası kamuoyuna hakkıyla yansıtılamadı. Uluslararası örgütlerin acziyeti, küresel ve bölgesel güçlerin siyasi menfaat hesapları ile on binlerce insanın katledilmesine nasıl göz yumabilecekleri bir kez daha tüm açıklığıyla görüldü.

Şu ana kadar Esed rejimi tarafından öldürülen 50 bin Suriyeli (2500’ü çocuk), 100 bin kayıp, hapishanelerde tutulan 400 bin kişi ve ülke içinde muhacir konumuna düşen 4,5 milyon Suriyeli (bunların 1,5 milyonu açlık tehlikesi ile karşı karşıya) ve çevre ülkelere (Lübnan, Irak, Ürdün ve Türkiye’ye) sığınan 600 bin insanın yaşam mücadelesi yeterince gündeme gelemedi bugüne kadar.

Suriye krizindeki bilgi kirliliğinin sebep olduğu zihin kargaşası tarihin en büyük felaketlerinden birine şahit olan bölge insanını yeterince sarsmadı maalesef. Meselenin siyasi yönlerinin farklı mahfillerde yoğunlukla ele alınmasının ve bölgesel ve küresel güçlerin manüpilatif dezenformasyon kampanyalarının da bunda ciddi rolü oldu.

Tüm bu ve benzer sebepler Suriyelilere yönelik insani yardım kampanyalarını da olumsuz etkiledi; açılan yardım hesapları bir türlü dolmadı, yardımlar akmadı. Buna rağmen bazı yardım kuruluşları ilave çalışmalar yaparak, bazı fonlarını bu sahaya kaydırarak bölgeye krizin başından beri yardım ulaştırmaya gayret ettiler. Hatta İslam coğrafyasının pek çok yerinden insani yardım malzemesi veya nakit destekler getirip bizzat Suriye içine götüren sivil toplum kuruluşları oldu.  Türkiye’deki Suriyelilere gerek AFAD ve Kızılay gerekse sivil toplum kuruluşları büyük oranda sahip çıkıp ihtiyaçlarını karşıladılar.

Ancak felaketin boyutları o kadar büyük ve insani yardım önünde o kadar çetrefilli engeller çıkartılıyor ki bu tür geçici ve mevzi yardım çalışmalarının Suriyelilerin yaralarını sarması imkânsız. Türkiye dışındaki ülkelerdeki (Lübnan, Ürdün ve Irak) kamplar dahi insani yaşam şartlarından mahrum. Ama özellikle Suriye içinde göçmen konumuna düşen 4,5 milyon insanın kışın da gelmesiyle verdiği hayat mücadelesi bölgeye sürekli, acil ve yoğun bir insani yardımı zaruri ve hayati kılmaktadır.

Şayet gerekli tedbirler acilen alınmazsa insanlığı ve İslam dünyasını acı ve büyük bir felaket ve mesuliyet bekliyor denebilir.

Yapılması gereken başta Türkiye’nin adeta tam bir seferberlik ve birlik içinde bu konuya ağırlık vermesi ve küresel bir yardım kampanyasının başlatılmasından başka bir şey değil.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) bölgedeki bir takım insani yardım teşkilatlarını bir araya getirerek bir istişare ve koordinasyon mekanizması tesis etmeye çalıştı ama bu çalışma bir türlü yoğun bir kampanyaya dönüşemedi.

Bugünlerde bu konuda çok daha heyecan ve ümit verici bir çalışma yürütülüyor Türkiye’de. Ülkemizin ve İslam dünyasının ‘yüz akı’ tüm insani yardım teşkilatları (İHH, Cansuyu, Yardımeli, Deniz Feneri, Kimse Yok mu?, Verenel, Yeryüzü Doktorları, Beşir, IBS, Sadakataşı) Suriye için düzenlenen “Suriye İçin Bir Ekmek Bir Battaniye” (www.suriyeicinbirekmek) kampanyası için bir araya geldiler.

Türkiye’nin en büyük sivil çatı kuruluşu olan Türkiye Gönüllü Teşekkülleri Vakfı (TGTV) ve bu insiyatifin İslam dünyasındaki şekli olan İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB) şemsiyesi ve Hak-İş, Memur-Sen gibi sendikaların da desteği ile yüzlerce STK Suriye için yekvücut oldu. Bu kampanyaya katılan, destek veren tüm STK yönetici ve mensuplarını tebrik ve takdir etmek gerek.

Gittikçe yükselen başarı grafiği ve Türkiye’nin ‘Dünyanın Vicdanı’ vasfına uygun çalışmalarıyla gelecek için ümit veren Anadolu Ajansı’nın konuyla ilgili haber ve bilgilendirme desteği hiç şüphesiz bilinmesi ve takdir edilmesi gerek bir unsur.

Bu ‘ittifak’ Türkiye’de bir ilk ve inşallah son da olmayacak. Çok hayırlara ve bereketlere vesile olacağını düşündüğüm bu kampanya kadar bu hayırda ittifakın da başarılı olması en büyük temennimiz. Özellikle Suriye içindeki ve Türkiye dışındaki ülkelere sığınan Suriyeli kardeşlerimizin kışı selametle geçirmeleri için düzenlenen ve pazartesi (24 Aralık) saat 11’de Feshane’de kamuoyuna duyurulacak olan bu kampanya yeni meyveler doğuracak ve mazlum coğrafyalara Türkiye’nin elinin isabetli, istikametli ve sürekli ulaşması için yeni ve kuvvetli mekanizmaların kurulmasına kapı açacaktır inancındayım.

Gün, “Bir Ekmek Bir Battaniye” kampanyasına katılmak ve bu hayırlı ittifaka destek olmak günü…

http://timeturk.com/m/haber.asp?id=573239

TİMETÜRK

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>