Başkanlık Sistemi ve Yeni Anayasa

1 Kasım’da seçmen, sadece Ak Parti’nin 13 yıllık icraatlarına ve son beş aylık süreçteki hükümet etme tarzına ‘güvenoyu’ vermedi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verdiği oylarının hâlâ arkasında olduğu mesajını da verdi ve seçim kampanyalarını Erdoğan üzerinden yürüten muhalefeti sert bir şekilde ikaz ederek Erdoğan ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile ilgili tartışmalara prim vermediğini tüm dünyaya ilan etmiş oldu. Hatta seçmen, “Seni başkan yaptırmaycağız!” diyerek milli iradeye hakaret eden siyasilere, anladığı dilden yetkinin kimde olduğunu hatırlattı ve 17-25 Aralık sonrası “Erdoğan dönemi bitti” propagandasını yapan fitne odaklarına da hangi dönemin ne zaman biteceğine kendisinin karar vereceğini sandıkta ifade etmiş oldu.

7 Haziran öncesinde defalarca yazmıştım; başkanlık sistemi yeterince ve olgunlukla tartışılmadı Türkiye’de ve kamuoyuna Ak Parti sözcüleri tarafından bile olması gerektiği gibi bilgi verilmedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık sistemini savunan konuşmaları ise muhalefet tarafından konunun şahsîleştirilmesi için sürekli istismar edildi. Birkaç düşünce kuruluşunun ve STK’nın rapor ve akademik toplantılarını saymazsak, adeta konu, kısır siyasi tartışmalara ve muhalefetin şamatasına kurban gitti.

Okumaya devam…